Affedilmeye hakkın yok: eğer bakire değilsen

Genellikle evlilik için hazırlanan müslüman bir kadın çok rahatsız edici bir soru ile karşı karşıya kalır.  Gelecekteki kocasının akrabaları, velisi veya damadın kendisi tereddütlü ve soğuk bakışlarla masumiyetini soruyor.  Cevap vermek bu durumda hiç de kolay olmayacak. Sanki değerli ve mümine bir zevce olma hakkını geçmişteki bir olay elinden alacak gibi. 

Elbette, bunu herkesten gizli tutuyordum” diye başlıyor sözüne, anonim olmasının şartı ile konuşan bir ablamız. “Bizim toplumda (eski sovyet ülkelerindeki çoğunluğu müslüman olan devletler) eğer bakire değilsen bu ayıplanacak bir şey. Hemen tüm aile, özellikle anne, zann altında kalır ve kadına “kirli, gereksiz” muamelesi yapılır.“

Hayatının kalanını İslamda geçirmek isteyen, yeni Müslüman olan veya geleneksel İslam’dan İslamın özüne dönen kardeşler bu günahtan uzak duruyor. Ama erkekler tövbe ettikten sonra kendilerini iyi hiss etseler de, kadınlarda bu konu fiziksel özelliklerinden dolayı biraz daha karışık. Herkes bilmese de evleneceği eşi bunu büyük bi ihtimalle öğrenir.

“Yeni bi ilişkiye başlamadan bakirе olmadığımı söyledim. Söyledim ki, eş adayım bunu bilsin ve bunu kaldırıp kaldıramayacağını anlasın. Gelen cevap çok iç açıcıdır: “Ben seni seviyorum ve benden öncekiler beni ilgilendirmez.”

Kadın yaratılışı dolayısıyla zayıf ve kırılgandır. Bu günah erkeklerde büyük bi iz bırakmasa da, kadınlar için fiziksel özelliklerden dolayı çok ağrılı ve hassas bir konudur.

İslam kendinden önce olan her şeyi siler ve insanı temizler. İhlaslı tövbe insanı arındırır. Lakin toplum, erkeğin açıkça işlediği ahlaksızlığı, günahından tevbe edip arınmış kadına kıyasen tolere etmeye daha çok hazır. Böylece bakireliğin kaybı, toplumun baskısı ve insanın aldığı bir yüktür.

“Yalnız bir zaman sonra o sorun yapmayan adam aşağılamaya, çirkin sorular sormaya ve küfür etmeye başladı. Ve beni bunun doğru olduğuna ve bunu hak ettiğime inandırdı. Yani bunu öyle yapıyordu ki, ben suçlu olduğuma inanmış ve onu anlıyor hale geldim,  yetmezmiş gibi birde kendimi onun için “muhafaza” etmediğim için ondan özür bile dilerdim. Kendimden nefret ediyordum. Ve geçmişimden. “

Elbette İslamda bu konuya çok önem veriliyor. Her mümin ve mümine kendini bu günahtan korumalı ve zinaya götüren yollardan sakınmalı. 

Kuranın 17 suresi 32 ayetinde “Zinaya yaklaşmayın! Çünkü o hayâsızlıktır, çok kötü bir yoldur.” yazıyor. 

Ama biz tövbe etmiş bi kadını İslamdan önce olanlar için suçlayabilir miyiz? 

Sahih hadislerden birinde Allah Resulu “sen bilmez misin ki, islam önceki tüm günahlarını siler?” diyor.  (İmam Ahmedin Müsnedi 17827)

Tevhid kelimesi insanı geçmişin tüm günahlarından temizler. Ve eğer sahabelere şirk, Peygambere karşı harb, kızlarını diri diri gömülme  bağışlanmış isr niye şimdiki toplum tevbe etmiş ve salihe kadınlara karşı bu kadar tepkili? Niye toplum bu kadınları günahlandırmayı ve kendinden utanç duyacak hale getirmeyi doğru buluyor?

“Kendimle barışmaya, vicdan azabından kurtulmaya ve ilişkilerde hep bağımlı olmaktan beni İSLAM kurtardı! O beni dizlerimin üstünden kaldırdı ve tüm günahlardan arındırdı. Ben ibadete başladım ve hiç kimseden onay beklemeyen güçlü bir birey oldum. Allaha hep dua ettim, beni bağışlasın, doğru yolu göstersin ve haysiyetli biriyle evlenmemi nasip etsin diye. İnanamayacaksınız. Allah beni bilinçli ve olgun biri ile karşılaştırdı, 10 yıldır evliyiz ve oğullarımızı büyütüyoruz..ve bu, o beni taciz eden adamla aynı adam! SubhanaLlah! Allah ikimizin de kalplerini arındırdı ve beni ona emanet etti”. 

Bu makalenin kahramanı olan kadının hikayesinin sonu iyi bitmiş olabilir. Bu kadın içindeki ve dışarıdan gelen baskıyla baş edebildi. İlk olarak Allah’ın temizleyip İslamla şereflendirdiği saliha kadın halini kabul etmesi onun için en önemli şey oldu. 

“Bakireliğimi kaybetmiş olabilirim, hata yapmış olabilirim. Hayat burada bitmiyor. Ben hala hayalleri, hedefleri olan bir bireyim. Yaşamaya ve mutlu olmaya hakkım var. Toplumda da, ilişkilerde de”. 

Ve sonda hikayenin kahramanına onunla aynı şeyleri yaşayanlara, kendini suçlayanlara ne söyleyebileceğini sordum. 

“Sizden rica ediyorum, yalvarıyorum, kendinizi koruyun, nikahtan önce biriyle ilişkide olmak Allah’ın gazabına uğramak demek! Ama eğer böyle birşey olduysa, unutmayın: Allah Bağışlayandır ve bağışlanma dileyenleri sever. Kendinizi affedin, yaşayın, okuyun, kendinizi geliştirin. Hiç kimsenin sizi aşağılamasına ve manipüle etmesine izin vermeyin. 

İnsanların en iyisi, Peygamberimiz ﷺ dul, yaşlı ve boşanmış kadınlarla evlenirdi. O bize evliliklerimizi Allah rızası için ve takva üzere yapmayı vasiyet etti, bakirelik testinin sonucuna göre değil. Bu sadece hayat. Püri pak olan, dokunulmamış huriler erkekleri cennette bekler. Biz ise oraya gidebilmek için herşeyi yapıyoruz.” 

Müslüman toplum artık geçmişiyle barışıp İslama gelmiş kardeşlerimizi kabullenmeyi öğrenmeli. Tövbe etmiş kadınla erkek arasındaki fark sadece fiziksel bir durum. Ve bu kadının temizliğine ve salihe olmasına bir mani olmamalı. Ve bu onun yeniden kazandığı saflığa, İslam’ın ve tövbenin ona verdiği saflığa engel olamaz ve olmamalıdır.

Tercüman: Hümeyra

yazara destek ol

Author AMANATINFO

Yorum yaz

Please Login to comment
  Subscribe  
Bildir
Selâmün aleyküm! Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun! Lütfen, cinsiyetinizi seçin: