BENİM BOŞANMA HİKAYEM

“Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, mensup olduğunuz oymak ve kabile, kazanıp biriktirdiğiniz mallar, kötüye gitmesinden kaygılandığınız ticaret, hoşlandığınız konutlar size göre, Allah’tan ve O’nun elçisinden ve O’nun yolunda savaşmaktan daha sevimli ise, artık Allah buyruğunu getirinceye kadar, yani dünya ve ahirette başınıza bir bela gelinceye kadar bekleyin. Şüphesiz ki, Allah kendi yasalarını çiğneyenleri asla doğru yola iletmez.”

9:24.

Selam sizinle olsun, ben Asya Akbaba (eski eşimin soyadı), 29 yaşındayım, Ukrayna doğumlu olup orada yaşıyorum, pazarlamacı olarak çalışıyorum; İslamiyeti 2015 senesinde  kabul ettim.

İnsanların çoğu beni @akbabamarketing sayfamdan tanıyor; iki sene boyunca orada “Aileye zarar vermeden kendinizi nasıl geliştirebileceğiniz” hakkında yazıyordum. Bu konuda olan uzmanlığıma, işimde ve özel hayatımda eriştiğim başarılara rağmen kendi ailemi koruyamadım.

Eşimin ne kadar kötü biri olduğunu yazmayacağım,  çünkü o benim seçimimdi ve hayatımın o döneminde ikimizin de öz farkındalık seviyemiz ve manevi değerlerimiz aynıydı.

Evli kaldığımız 4 yıl boyunca bana karşı olan haksızlıklar hakkında yazmayacağım, çünkü  bunca sene bu evliliği sürdürdüysem, demek ki, farkında olarak bu karara katlanıp o insanla aldanmak istemişimdir.

Kırgınlık ve ya pişmanlık hissetmiyorum – aksine,  Allah’a, verdiği bu sınav için şükrediyorum, çünkü hayatımın diğer alanlarında benim için bir büyüme noktası oldu.   Eski eşime de dürüstlüğü ve beni bıraktığı için minnettarım.

Sizinle düşüncelerimi paylaşmak ve boşanma noktasında olup veya evliliğinde bir şeylerin ters gittiğini düşünen kadınlara bir mesaj göndermek istiyorum.

Biz eşimle 2019 yılının Haziran ayının sonunda boşandık. Bundan önce ben yaklaşık iki sene Ukrayna’da sadık bir şekilde eşimin İngiltere’ye göç hayallerini gerçekleştirmesini bekledim. Bundan daha önce, evlendikten sonra Kiev’de başarılı kariyerimi bırakıp, Türkiye’deki küçük bir şehre taşındım. Taşındım ki, eşimin ailesiyle (anne-babası, ağabeyleri ve ablaları) yaşayıp, sevdiğim adamın kültürünü, mutfağını ve dilini öğrenebilirim.

O zamanlar, bana sonsuza dek onun olmamı teklif eden insanda eridiğimde, her şeyi doğru yaptığımı düşünüyordum. Doğru yaptığımı, çünkü ben bunu samimi şekilde, severek yapmıştım.

Ama bazı şeyleri dikkate almamıştım:

  • Eşim dini kanunlara uymazdı, çünkü Allah  yoluna evlilikten sonra gireceğine söz vermişti.
  • Eşim maddi olarak evliliğe hazır değildi, çünkü yeni üniversiteyi bitirmiştir ve hemen İskoçya’ya vizeyi alabileceğinden emindi.
  • Eşim Şeriat’ta  yazılan haklarımı en başından çiğnedi (kadının para harcama sahası), çünkü İslamı yeni kabul ettiğimde yeterli kadar bilgim yoktu ve “hayatımın erkeğine” karşı körü körüne aşıktım.

“Bir şey olmaz, halledebiliriz” diye düşünüp omuzlarıma kaldırabileceğim den daha fazlasını yükledim.

Evet, hallettim, ama yalnızca tek başıma. Yedi kişilik aileye hizmet ederek, Türk gelininin rutin işlerine rağmen, aynı zamanda freelance (serbest) çalışıp, eşimin harcadığı kazançlarımı ikiye arttırarak hallettim.

Tam da bu durum, Doğu kadınlarının yaşam tarzına uygun, aileye zarar vermeden, kadınların kendini geliştirebileceği yeni bir sistem geliştirmemi sağladı.

Evet, eşimden dini destek hissetmedim ve yeni yolumda tamamen kendime bırakıldım, ancak bu beni daha da güçlendirdi ve Allah’a daha da yaklaştırdı. Türkiye’de yaşarken bile, Rusça bilgi kaynakları bulmayı ve Rusça konuşan Müslüman kız kardeşlerle bağlantıda kalmayı başardım.

Evet, Ukrayna’da yaşadığım süreçte eşimden maddi destek almadım, ama bu beni sadece daha çok para kazanıp kendi işimi açabilmem için mesleğimde gelişmemi sağladı.

Evet, bu evlilikte benim canımı çok yaktı, ama bu acı beni kendime derin sorular sormaya ve psikologa gitmeme sebep oldu.

Bu hikaye evliliğin Allah rızası için değil, körü körüne aşık olup kurulduğunun  mükemmel bir örneğidir.

Eşime öyle aşıktım ki, ona bütün kazandığım paraları verip, fedakarlıklar yapıp, kendi haklarımı çiğnerdim. Eninde sonunda, kendim bunun farkına varamadan, insana değil,  Allah’a ibadet etmek için yaratıldığımı unutup, kendime karşı zulüm ettiğimi anladım. “Kocanın razılığı – Allah’ın razılığı dır” dinimizde önemli bir kural olduğuna rağmen Allah’ın hoşnutluğunun sona erdiği ve başka bir kişinin nefsinin hoşnutluğunun başladığı sınırları anlamak önemlidir.

Hedeflerim ve kendimi geliştirme planlarım olmasaydı bu hikaye benim için daha da çok acı verici olurdu. Ben yakın zaman da  boşandım, ama ben hayatıma dair planlarıma göre yaşamaya başladım bile.

Dini bilgi almadan,  haklarımı ve haklarımı savunmayı öğrenmeden, ve en önemlisi eşimi Allah’tan  üstün tuttuğum sürece bu hikayede olan bitenle baş edemezdim.

Eğer ilişkilerde iletişim  sorunu varsa zaman yönetimi aileyi kurtaramaz. Ancak zaman yönetimi bilginiz , hedefleriniz, planlarınız ve diğer kendini organize eden araçlar sayesinde, hayatınızın en acı döneminde Zaman’ın içinde kaybolmamanız için yardımcı olacaktır.

Eşine sen değil de kazançların önemliyse, senin ailenle işin arasında ki dengeyi tutabilme yeteneğin ailende sevgi ve mesut dolu bir ortam yaratamaz.

Ancak kendi işinizin olması size kararlı adımlar atmak için güven verecek ve boşandıktan sonra destek olacaktır.

BOŞANDIKTAN SONRA DA HAYAT VAR VE DEVAM EDİYOR VE DAHA DA GÜZEL OLACAK!

Tercüman: Zakhro Zhiyanbekova

yazara destek ol

Founder and CEO of AMANATINFO

Yorum yaz

Please Login to comment
  Subscribe  
Bildir
Selâmün aleyküm! Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun! Lütfen, cinsiyetinizi seçin: