BİR HANIMIN KURTULUŞU KENDİ ELLERİNDEN OLUR

Dini nikahların diğer yönünü öğrenmiş olan hanım. Şeriatın sağladığı korumayı bulabilmiş mi, bu yolda onu kimler terk etmiş ve o bundan sonra islamda kalacak mı? Bunları bize Kamilla kendisi anlatacak (isim değiştirilmiş).

Bu iki günde olanları hatırladıkça korkudan titriyorum. Neler duydum, neler gördüm. Dehşete kapıldım. Bu kişiyi ben kendim mi seçtim? Bir dairede yalnız başıma kapatılmış olarak sadece velimin gelmesine kadar hayatta kalmak için dua ediyordum…

İki ay önce kocamdan ayrıldım. 

Hayat “önce” ve “sonra”ya bölündü.

Velim beni almaya geldi, gece yola çıktık, yol uzundu. Histeriye kapılmamak için kendimi zor tutuyordum. Kocam çocuğumu bana vermedi.

Arabada giderken son iki günün olaylarını kafamda canlandırıyordum. 

Hangi anda herşey bu kadar kötü oldu?

O güzel bir şekilde bana bakıyordu, her zaman destekliyordu, sorunlarımı çözmeye yardım ediyordu, hiç bir zaman birbirimizin yanında sıkılmıyorduk, konuşacak çok şeyimiz vardı. Seçimimden hiç şüphe duymadım. 

Ama birşeyler ters gitti.

Nikahtan birkaç ay sonra o İslamı kabul etti.

Birinci “talak” doğumdan sonra hastaneden çıktığım gün duydum. Bir süre ayrı yaşadık, sonra çocuktan dolayı tekrar birleştik.

Bende İslamı kabul ettim. Umuyordum ki bundan sonra “normal insanlar gibi yaşayacağız çünkü Müslüman ailelerde böyle çekişmeler yok”. Bunlar benim düşündüklerim idi.

Müslüman olarak geçirdiğim ilk Ramazanda tekrar “talak” duydum. Çünkü çocuğumla anadilimde konuşmuyordum. Sonuç – “kocaya itaatsizlik” ve “boşanma”.

Anne-baba evine geri döndüm. Kısa bir süre sonra o bana bir şeyhin cevap mektubunu gönderiyor. Mektupta şeyh “talak”ların birinin geçerli olmadığını ve tekrar yerleşebileceğimiz yazıyor. Döndüm mü ben? Tabi ki, evet. Çocuğumun babasız büyümesini istemiyordum. Ayrıca, her boşanmadan sonra o özür diliyordu, çiçekler hediye ediyordu, ben ise bu sefer herşeyin güzel olacağına inanıyordum.

Sürekli kötü yaşadığımızı söyleyemem. Mutlu anılarımız da vardı. Ama onlar çok istisnai bi durumdu. 

Şimdi ben tamamen ayrılmaya cesaret ettim. Ve imanımın en zor imtihanı başladı.

Malvarlığıma zarar verme ile tehdit ediyordu, hayatımı tehdit etti (şükür Allaha ki sadece sözde), aileme hakaret ediyordu, çocuğumu bana vermiyordu, kendi firmasını benim üzerime yaptı ve beni oradan çıkarmayı kabul etmiyordu ve bu onun borçlarının benim üzerime kalması anlamına geliyordu, benim eşyalarımı bana vermiyordu.

İlişkimizdeki en sıkıntılı mesele çocuğumuzdur. 

Kocam onu bana karşı onu koz olarak kullanıyordu. Çünkü her annenin en büyük korkusu çocuğunu kaybetmesidir. Sonradan onu yanıma alabildim, hatta birkaç defa babasıyla görüşmeye gönderdim. Fakat her defasında eşim onu geri vermemek için elinden geleni yapıyordu.

Kocam “Allahın gazabı senin üstünde” gibi sözler söyleyerek bana baskı yapıyordu, ben ise her şeyi makul bir şekilde velinin aracılığı ile çözmeye çalışıyordum. Fakat ondan da destek alamadım. En sonunda veli beni reddetti.

Bana en yakın insanlardan biri, gözüne görünmem gerektiğini söyledi. Uzun süredir görüşmüyoruz. SübhanAllah, ne kadar kırıldım!

Bütün bunlar benim başıma geldiği için değil. Bunun Allah tarafından belirlenmiş ve böyle olması gerektiğini anlıyordum.

“Müslümanlar asil ve paktır” diye düşüncelerimin çöküp kaybolmasından dolayı kırıldım!

Eskiden bir insan dindar ise bu onun karakterine ve başka insanlara davranışlarına yansır diye düşünürdüm. Ama gerçeklerle yüzleştiğimde çok farklı birşey gördüm.

Durumumuz ile ilgili başvurduğumuz imam bu sorun ile ilgilenmeyeceğini söyleyerek bizi yarı yolda bıraktı.

Nereye gitmeliyim? Kime başvurmalıyım? O bizim bölgenin en otoriteli imamdı.

Hul istiyordum. Bu konuyu araştırmıştım, şeriat açısından bunu istemeye sebeplerim vardı. Fakat hiç kimse buna tanıklık etmek istemiyordu. İmamlar, hafızlar ve bilgili abiler bunu kabul etmiyordu.

Kimse bizim boşanmamızın sorumluluğunu üzerine almak istemiyordu. Kocama dönmediğim için ise aslında kocama itaatsizlik etme durumunda olduğum hiç kimsenin umrunda değildi. Evliliğimizi sonlandırmak için iyi sebeplerimin olduğu da hiç kimsenin umurunda değildi.

Tanıdığım Müslüman kız arkadaşlarım aradıklarında bile sırf dedikodu için idi. En çok acıyan yerimi tekrar acıtmaya, sakladıklarımı öğrenmeye çalışıyorlardı. Arada da eski kocamın yeni eş aradığını söylemeyi unutmuyorlardı.

Bu nasıl olur böyle?!

ElhamdüliLlah, bir hoca, kocamın ricası ile görüşmeyi kabul etti, iki tarafı da dinledikten sonra boşanma için çok fazla sebep olması ile sonuçlayarak huluma tanıklık etti.

Ben özgürüm.

Kaç ay geçti bu özgürlüğüme kavuşana kadar. Sakinleştiriciler ile yaşıyordum. Sürekli korku içinde. Bize zarar verecekler diye. Çocuğumu benden alırlar diye.

Kocamdan ve ailesinden maddi destek hiç bir zaman yoktu ve olmayacak da. Sanki çocuğumuzun yemeğe, kıyafetlere, ilaçlara, oyuncaklara ihtiyacı yok.

Velimden de destek yok. Babam çoktan öldü.

Her imtihanı “ElhamdüliLlah” sözleri ile karşılıyorum ama cemaatten böyle ters tepki beklemiyordum. Bunu kabul etmeye hazır değildim. Namaz kılmaya devam ediyorum. Ama içimde bir şeyler kırıldı.

Tercüman: Alsu Ay

yazara destek ol

Author AMANATINFO

Yorum yaz

Please Login to comment
  Subscribe  
Bildir
Selâmün aleyküm! Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun! Lütfen, cinsiyetinizi seçin: