Evlilik darbesi altında

Kız kardeşimizin eşi, karısının sadece bedenini değil, ama kalbini, gururunu ve umitlerini de suistimal ettiği anonim hikayesine aynen böyle bir isim vermek istedim.

Muhabbet (isim değiştirilmiş, “aşk” anlamını taşır) böyle zor anları nasıl atlattığını, ümidini kesmediğini ve yeniden aşka inandığını bu mektupta anlattı.

İlk adım

Üç kez evlendim, şimdi dördüncü evliliğim sürüyor. İlk kez 19 yaşımda evlendim. İki buçuk sene sonra boşandım. Ailelerimizin arasında problemler vardı. Kocam zengin bir aileden gelmişti. Beni de annem yalnız büyüttü.  Kayınvalidem beni annem büyütememiş, “babasız” diyerek hep ağlatırdı. “Жесір қатынның жетім қызы” (“bekar kadının yetim kızı” anlamına gelir). Bu yüzden annem inme geçirmişti. Ayrıca kocamın iktidarsızlık hastalığı vardı. Bu iki buçuk sene içince ağlamadığım gün yoktu. Sonra boşanmaya karar verdim. Çünkü ayrı yatıyorduk. Onun annesi beni rahat bırakmıyordu. Artık dayanamıyordum. Bırakmak istemiyordu. Gelir ağlardı. Onun ailesi de boşanmamızı istemiyordu. Ama artık ben yapamıyordum.

Kırılmış ümit.

Beş sene sonra tekrar evlendim. 25 yaşındaydım.. Önceden hapis yatmış birisi ile. İlk kocama aksine, bu kocam güzel sözler ve iltifatlar söylemeyi biliyordu. İlk evliliğimden sonra gururum yerin altındaydı. Üniversitede en güzel kızlardan olmama rağmen. 

O da beni seviyordu, yani bana öyle geliyordu. 19 yaşımda namaz kılmaya başladığımı söylemek gerekiyor. Bu yüzden birinci kez onu tanımadan bu kadar hızlı evlendim. Ve ikinci kez o kadar da yavaş, çünkü kimseye elimde çocukla gerek olmadığımı düşünüyordum.  Bu yüzden kızlara tavsiyede bulunmak istiyorum:

Her zaman abilerinizi ve babalarınızı dinleyin. Yani vasilerinizi. Davul bile dengi dengine olduğu gibi erkekler erkeklerden anlar. Problemlerimizin hepsi yakınlarımızı dinlemediğimiz içindir.

Onlardan neyimiz eksik olduğunu düşünüyoruz. Ama bizim, erkek mantığını ve onların akıllarına uygun anlayışı anlamamız zor.

Namazı sadece benim için kılardı.. Ben yokken kılmazdı. Kumar oynardı. Mahvetti beni. Sürekli yalan söylerdi. Kumarda kaybederdi. Çocuk mamasına para kazanabilmek için her türlü işi yapıyordum: denemeler, mezuniyet çalışmaları, lisansüstü çalışmaları yazardım.

Çocuk maması o zaman 9 tl olduğunu iyi hatırlıyorum. Son 40 tl kalmıştı. Gelip onları dilendi ve almadan rahat bırakmadı.

Beş sene sonra “bu insanla mı yaşlanacağım?” diye düşünmeye başladım. Benim paralarımı çalan, aldatan ve ihanet eden insanla mı? Bu vahşi canavarla mı yaşlanacağım? Boşanmayı düşünüyordum ve sonra iki sene devam eden bir kabus başlamıştı.

Boşanma hakkında konuşmaya başladığımda ağlayıp yalvarmıştı. Sonra ise  tehdit etmeye, boğmaya, işimden sürükleyerek götürmeye başlamıştı. Beni takip ediyordu. Bir keresinde işimden götürüp beni altı saat  boyunca döverek alıkoymuştu. 

Duvar saatin karşısında oturuyordum. Her dakika bana fiziksel ve zihinsel olarak acı veriyordu.

Sürekli yanıma elinde bıçakla gelirdi. Boğazıma bıçağı dayadığında Ayetel Kürsi okurdum ve Allah’ın izniyle bana hiçbir şey yapamıyordu. Abimi ve annemi öldürmekle tehdit ederdi.

O bitmek bilmeyen altı saatten sonra hiç eskisi gibi olamazsın.

Bir çok seneye artık korkular, panik ataklar ve endişeler senin yol arkadaşın olur. Herhangi bir ses yükselmesinden veya agresif davranıştan korkudan nefes alamazsın. Arkanda gelen insanın gölgesinde kabusunu görürsün. Her dakika arkana dönmeden sakince sokakta yürüyemezsin. Birçok şey artık eskisi gibi değil. 

Beni dışarıya çıkarıp herkesi öldüreceğim diye tehdit edip ve hala başıma vurmaya devam ederek şehirde sürüklüyordu. Zar zor beni bırakmasını  ikna ettim. Gece boyunca ağladım. Kendime bakmaya korkuyordum. Yüzüm şişmişti ve morluklarla doluydu. Ertesi gün abim gelmişti ve emniyete şikayette bulunmaya gittik.

Anket prosedürü, sonra mahkeme. Her yerde aynı soru “size bunu nasıl yapabilirdi?”. Onlar başörtümü ve sakinliğimi görüyordu; belki de dövülecek birilerine benzemiyordum. bilmiyorum.

Allah her şeyi kolaylaştırdı. Hakim kadındı ve bu sebeple beni anlaması zor olmadı. En fazla cezayı verdi – 45 gün. Hapisten çıktı ve saldırıları tekrardan başladı. Özet geçersek yaklaşık yarım sene parasız ve işsiz ülkenin türlü şehirlerinde ondan kaçıyordum.

Boşanmaya izin vermiyordu. Üç mahkeme yaşadık. Üçüncüsünde hakim oğullarımdan birisini ona verme şartını belirledi (onunla iki çocuğumuz vardı, toplam olarak üç çocuğum vardı).

Avukat onunla savaşmaktan yorulmuştu ve sıkıldığında oğlumu geri vereceğini umarak şartı kabul etti. Boşandık. Elhamdülillah.

Ben sevdim.

Korkularla dolu olan bir seneden sonra üçüncü kez yakışıklı sporcu ile evlendim. Beni kurtaracak beyaz atlı prens geldiğini sanmıştım.

Her şey masallardaki gibi başlamıştı. Kimseyi sevmediğim kadar onu sevmiştim. İyi bir eşti. Kendin mutlu olmaya öğrenemeyeceksen kimse seni mutlu edemeyeceğini daha sonradan öğrendim. 

Kayınvalidemler başka gelin istiyorlardı, ama o benden başka kimse ile evlenmek istemiyordu. Size bir tane daha tavsiyede bulunacağım:

Eğer kayınvalide baştan karşı çıkıyorsa, tekrar düşünmek gerekiyor.

Kötü sağlığıma ve doktorların yasaklarına rağmen altıncı ayda bir çocuk doğurdum. Çocuk hayatta kaldı. Allah’ın izniyle baktım ona. 

Eski eşim hakkında kabuslar. Gündüzleri hep panik ataklar. Sanki mayın tarlasında yürüyorsun. Nerede patlayacağını bilmiyorsun. Kendi kızgınlığında, acında, güçsüzlüğünde, nefretinde sanki bataklığa çöküyorsun. Panik ataklar. Komşuların, arkadaşların ve misafirlerin karşısında küçük düşmeler. Eşim ayrı yaşamamızı istiyordu ama ben Allah’tan korktum ve “ama bu senin annen-baban” dedim ona. Ve biz gitmedik. Böylece 4.5 sene geçti. Kavgalar sıklaştı, aşk ve anlayış azaldı. Çocuğumu alıp gittim.

Psikolog bir keresinde bana erkekleri seçemediğimi kabul etmemi söylemişti. Evet, kabul ediyorum. Yanlış insanları seçiyorum yada yanlış olan kişi benimdir.

Kafamda bir şeyler yanlış çalışıyor. Onlar benden kolaylık bekliyorlar. Ben o kolaylığı sunuyorum, ama sonradan kolay olmayı yoruluyorum. Sevmediğim şeyleri söylemeyi bilmiyorum. Bilmiyorum ve korkuyorum. Anlaşmazlıklardan korkuyorum. Kırıldığımı söyleyemiyorum. Sonradan her şey daha da kötüleşiyor.

Eşlerimden kendim gitmiştim. Hiç birisi beni bırakmak istemiyordu. İlk eşimle 2.5 sene yaşadım. İkincisi ile 7 sene. Üçüncüsü ile 4.5 sene.

Üçüncü boşanma hikayem benim için çok … “zor” kelimesi anlatmaya yetmez. Adeta bir atom patlamasıydı. Beni tamamen mahvetmişti. Hiç geçmeyen acı, depresyon ve uykusuzluk benim hayat yoldaşlarım olmuştu. 

Kolaylık isteyerek başımı secdeden kaldırmıyordum. Rahman olan Allah bana onu verdi. Şükretme tekniğini kullanmaya başladım. Parkta gezmeye başladım. Sürekli hicama yaptırmaya da. Allah’ın izniyle rahatladım.

Mutluluk var

Bir buçuk sene sonra tekrar evlendim. Kendime hakim olmayı öğrendim elhamdülillah. Türlü şeylere bakış açımı değiştirdim. Hayattan zevk almayı öğrendim.  Allah’ın izniyle. İskandinavyan yürüyüşüne başladım.

Bütün olup bitenler sorunları artık bir resimde görüyorum. Çocukluk travmaları. Gözümün önünde anne-babam sürekli kavga ederlerdi. Ve ben her türlü tartışmalardan korkmaya başlamıştım. Onlardan kaçıp gizlenmeye  çalışıyordum. Herşey artık daha anlamlı geliyordu. Ve bu yükü kaldıramaz olduğumda çekip gidiyordum. Belki de bu eve bir erkeğin eve gelmesiyle her şeyin çöktüğü tutumudur, çünkü babam eve gelince evde bağırış çağırışlar ve hakaretler başlardı. Belki de bu benim erkekleri seçemediğimdendir. Ama bence bütün bunlar benim gelişmeme neden olmak için verilen imtihandır. Daha iyi olmamı sağlayacak ve başka insanları anlayabilmem için verilen şeyler. Elhamdülillah.

Ve son tavsiyem:

Yapabiliyorsanız sevmeyi ve affetmeyi öğrenin. Güzel bir şekilde sabretmeyi. Söylemesi kolay, yapılması zor. Gerçek mutluluk ne olduğunu gösteren Allah’a şükürler olsun. Rahman ve Rahim Olan ile bağı güçlendirmektir mutluluk. İyi şeylere inanmak, iyi şeyleri görmek, iyi şeyleri beklemek. Allah hepimizi affetsin.

Tercüman: Zakhro Zhiyanbekova

yazara destek ol

Author AMANATINFO

1
Yorum yaz

Please Login to comment
  Subscribe  
Bildir
Selâmün aleyküm! Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun! Lütfen, cinsiyetinizi seçin: