PROFESYONEL SPOR VE TESETTÜR – UYUMLUDUR.

İslama döndükten sonra onların hayatları tamamen değişti. Tek değişmediği şey ise – spor. Kendilerini nasıl spor’da buldular,yeni hayat tarzıyla nasıl uyum sağlaya bildiler ve şimdi ne ile meşguller? Kendilerini sıra dışı spor türlerilerinde bulan,ve bunu hayatının bir parçası olarak yaşayan ve çocuklara eğitmenlik yapan üç Müslüman kadın  hakkında sizlere anlatmak istiyoruz.

“ Spor’da, sen ya birincisin, ya hiç.

Güreşçi ve eskrimcinin  kızı olan ,bir çok ödülün sahibi Amina (Diana) Furzyanova annesinin isteğine rağmen müzik yerine üç yaşından eskrimle uğraşmaktadır. Vakit geçti, kız büyüdü ve tesettür giydi. Böyle bir karar alması dedikodulara ve kötü bakışlara neden oldu.

Ama gerçek şampiyonlar pes etmez. Her şeye rağmen Amina spor ustası adayı, Tataristan şampiyonu ve Rusya üniversiteler arası yarışmalarda şampiyon oldu.

Diploma tezini başarı ile savunup, okul öncesi çocuklara oyuncak kılıçlarla ders vermeye başladı.

Şimdi ise, hem anne hem eş rollerini en güzel şekilde yerine getirirken, aynı zamanda çocuklara ve yetişkinlere eskrime dersleri veriyor, fitness eğitmenliği yapıyor ve dinen uygun bir şekilde yoga seanslarını ‘open air’ formatında gerçekleştiriyor. Psikoloji öğreniyor, ve eskrimin sadece bedeni değil, ruhu da terbiye ettiğini söylüyor. Gerçekten de çift olarak duygusal strese dayanıklı olmak lazım: Korkuya ve rakibin manipülasyonuna kapılmamak ve “zaten kazandım” diye düşünmemek gerekir.

“Kalbinizin dakikada 100-139 atış yapmasını sağlar”

23 sene önce Yarçallı şehrinde doğmuş, Gülçaçak Garayeva, annesinin hayalini gerçekleştirdi, baleyi öğrenip, profesyonel koreograf oldu. Kapandıktan sonra baleye veda etmek ona acı veriyordu, çünkü bale onun hayatıydı.

Ama kız yine de hayalinin peşini bırakmadı, ve onu gerçekleştirmenin bir yolunu buldu. “Bodyasamanat” (Beden – bizim emanetimiz) isimli bir proje kurdu. Proje kapsamında Gülçaçak “body-bale” öğretiyor.  Fitness ile dansın temel esaslarını birleştirip, helal bir eylem şekline dönüştürdü. Görünüşte çok narin olan bu kız, antreman sırasında sizin kalbinizin dakikada 100-139 atış yapmasını sağlayabilir.

Güzel bir kız annesi, ve yakın zamanda tercümanlık fakültesinin lisans mezunu olan, şimdilerde “soft skills” becerilerini geliştirmeye devam ediyor ve insanları sağlıklı yaşama davet ediyor.

“Yüzüme gelen her darbe – annemin kalbine gelen bir darbedir.”

Zeyna Nassar sadece 20 yaşında olmasına rağmen: Almanya boks şampiyonu ve Nike markasının ambassadorudur. Zeyna – gerçek bir savaşçı, insanlara zorluklardan korkmamayı  öğretiyor ve her zaman dik durmak için motife ediyor

Lübnan kökenli Başörtülü boksçu bir kadın – tamamen kalıplaşmış klişelerin kırılmasını sağladı. Ailesi, 12 yaşlarındaki kızlarının, bu spor türü ile ilgilenmesine taraftar olmamışlardı. Ama kızlarını tanıdıkları için, izin verdiler. Zeyna her zaman istediği ve hissettiği gibi yapardı.

Sadece bir kez boks stüdyosuna adım attıktan sonra: onunla bir bütün olması gerektiğini anladı. ‘Yapa bilirim’ diye kendisine ve tüm dünyaya kanıtlamayı başardı. Ailesi de yanında yer aldı!

Kendisinin verdiği bir röportajda:

“Ailemin yanımda olup, desteklerini eksik etmemeleri – inanılmaz bir duygudur. Ben onlara minnettarım. Ben bunun kolay olmadığını anlıyorum. Annem diyor ki, Yüzüme gelen her darbe – annemin kalbine gelen bir darbedir. Babam ise daha gerçekçi: “boksta olması gereken bu.”

Bu kızlar yalnız değiller. Onlar gibi, zirveye ulaşmış ve başarılı olan niceleri sadece Müslüman kadınlar için değil, herkes için birer örnek haline geldiler.

Onların hayat hikayelerinden nasıl bir sonuç çıkarabiliriz? Allah, kulu için bir şeyi arzu ettiği zaman , o kuluna o yolu  kolaylaştırır. Tüm dünya bile yoluna engel koymak isterse, hiçbir şey yapamaz, eğer Allah isterse olur.

Tesettür  – spor yapmak için veya sağlıklı yaşam için engel değildir.

Tercüman: Adina Baysıldayeva

yazara destek ol

Yorum yaz

Please Login to comment
  Subscribe  
Bildir
Selâmün aleyküm! Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun! Lütfen, cinsiyetinizi seçin: