SENİN CENNETİN BENİM AYAKLARIMIN ALTINDA

Anne yeri özeldir, sıcaktır, aydınlıktır, hoştur. Bu sıcaklıkta bir güç vardır. Bazen görünmeyen destek olabilir ya da ağır yük olur ki, nefes bile zor alınır. Anne manipülasyonu mu yoksa kadın memnuniyetsizliği mi, çözelim.

En yakın, en sevdiğin insan –  bir zamanlar o da gençti, parlayan gözleri vardı, hayalleri, hayattan beklentileri ve istekleri vardı. Sonra kendi ailesi oldu, çocuklarını çok sevdi ve hayatını onlara adamaya karar verdi. Kendi hayallerini bir kenara bıraktı, belki bir gün onlara geri döneceğine söz vererek…

Yukarıda yazdığımız genellikle görülen bir hayat senaryosu, milyonlarca kadın, özellikle müslüman kadınlar tarafından uygulanıyor.

Çünkü kadın için en önemlisi – kocası ve çocukları. Onları memnun etmek gerekiyor. Ama bu durumda, en önemli olan kadının kendisi – o nerede?

Peki onun manevi, fiziksel veya entelektüel öz gelişimi nerede? Neden biz, kendi isteklerimizden kolay vazgeçebiliyoruz? Ben kendi görüşmelerimde, seanslarımda tekrar etmekten asla yorulmam:

“Oksijen maskesi kurallarını” unutmayın! Kadın kendini doldurmayınca, iyi bir şekilde kimseyle paylaşamaz.

Ve biliyor musunuz, sonuçlar pek iç açıcı değil, biri diğerinden daha üzücü.

Bunlardan en yaygın olanları: “Ben – sana ve sen – bana”. “Ben hayatımı sana adadım, sen ise nankörsün. Seni büyüten, terbiye veren annene acımıyorsun” ve sonunda “Senin cennetin benim ayaklarımın altında” kelimeleri. Sizce bu kelimeleri kullanan birisi, gerçekten kendi çocuğuna cenneti isteseydi bu şekilde davranırmıydı?

Bu kelimelerin ardında kırgınlık var, kırgınlık ise – öfkedir, bu durumda ise kendi çocuğuna olan öfkesi: “Senden farklı bir beklentilerim vardı”. 

Ve işte, belki de işlerinde başarılı olan yetişkinler,hayatlarını büyük bir suçluluk duygusuyla  yaşarlar.

Annesinin dolu dolu yaşanmamış hayatı için hissettiği suçluluk duygusu, onun kendi ailesinde ve sağlığında mutlaka etki yapacaktır. 

Suçluluk – zehirli bir duygudur, kendine zulüm etmektir.

Çocuğun buna ihtiyacı var mıydı? Annesinden istediği bu muydu? Annesinin kendi isteklerini bırakıp, tüm dünyaya kırılmasını çocuk ister miydi? Yoksa kendisini geliştirmiş, isteklerini yerine getirmiş bir anne olup da, yaşlı olduğunda: “Ben senin annenim, güçlüyüm, fiziksel olarak güçlü olmasam bile sana destek olurum” demesini istemez miydi?

Bu durumda suçlu yada suçsuz kimse yok. Her şey Allah’ın isteğiyle oluyor, fakat herkes kendisi ile başlayarak sebepler yaratabilir. Eğer siz genç bir anneyseniz, kendi özel hayatınızı düşünün. Eğer büyük çocuksanız, anneniz ise manipülasyon yapan biriyse, en önemlisi, anlayın ki sizin suçunuz yok. Annenize haklarını verin, iyi davranın, destek olun ama hayatını yaşamayın.

Herkes kendi hayatının sorumlusudur.

Tercüman: Adina Baysyldaeva

yazara destek ol

Author AMANATINFO

Yorum yaz

Please Login to comment
  Subscribe  
Bildir
Selâmün aleyküm! Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun! Lütfen, cinsiyetinizi seçin: